KÜSKÜNÜM YAĞMURA
küskümün yağmura
küskünüm yağmura
emellerimi camda
hayallerimi pencerenin pervazında bıraktı
damlası
damlıyor avuçlarıma şehrin melankolik ışıklarının
kapı ardında
yanık insan eti koklayan çocuklar
çığlık çığlığa
yağlı isi
o çocuklar sürecek zamanın kirpiklerine
Sunay’ın kumbarası bu kez öfke şerbeti taşıyor
oluk oluk
mankurt halayına
ritim tutturuyor
parlayan kıvılcımlar
göz yaşlarının kahkahasıydı
susturan
üç telli curayı
çimenin köküne
kibrit suyu
küskünm yağmura
can çekişen akarsu
hasret iken tek damlasına
yokluğun beynimi kemirirken, özlemin içimdeki alevi sensiz ıslanan gözlerimden yüreğime damlatır. özlemini çeken sözcükler boğazıma düğümlenir...
umutlar yeşeriyor yüreğimde girişmeliyim başka başka aşklara başka baharlar gelmeden... ve senin için de sonbahardayım
|
|
yeraltı edebiyatı5812 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
galatasaray3533 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile. |
|
|
nietzsche3227 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
vasıflı deliler2865 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile. |
|
|
edebiyat2846 üyesi var. üyelik serbest. |